Üye Girişi

İzgören Kitapları

Advertisement

Anket

Kariyer gelişiminde sizce en etkili unsur hangisidir?
 

İstatistikler

Üye Sayısı: 12658
Yazı Sayısı: 1246
Web Bağlantıları: 1

Şu anda kim sitede

Şu anda 26 misafir bağlı

Linkler

http://www.elmayayinevi.com/

izgorenakin-logo.gif

3bcozumler-logo.gif

tup.jpg

blogmabilgi.jpg

 

 

berkhan esmer  

Popüler Kölelik!
 
Yazan: AHMET OKYAY,
Okunma Sayısı 432    
Beğenilme 29

 tekno1.gif
Koşturarak gidiyoruz hâkim kültüre inat yeni sandığımız bilmediğimiz karanlık girdaplara. O kadar hızlı koşuyoruz ki bize bakanı da peşimize takıyoruz. Hızlı yaşıyor, hızlı tüketiyoruz ve yazık ki hızlı da unutuyoruz. O kadar çok ki unuttuklarımız.

Günümüzün köleliği popüler kültürün dayatmalarıdır. Bu kimi zaman bir marka olarak karşımıza çıkar, kimi zaman bir TV programı, kimi zaman boş zaman değerlendirme aracı olan bir oyun, kimi zaman sözde sosyal iletişim aracı olan fakat insanı bir ekran karşısına hapseden bir internet sitesi. Hepsinde ortak olan yön insanın istemediği bir şeye sürüklenmesidir. Aslında çok gizli ve sinsi yapılan planlara dayanmaz bu kölelik. İnsanlar kendi isteklerince katılır, sürüklenir. Sürüklenirken de farkında olmaz. Çoğu zaman bunlarda sürüklenen genç nesil olarak görülür ama görülenin ötesinde her yaştan insan modern zamanın bu köleliğine yakalanır. Halen özgürlük naralarıyla ortada gezinen başıboşlar vardır. Onlar eline bir ayna alıp bakmazlar kendilerine, görmezler halleri nice. Lafın kısası makbuldür her zaman popüler kültüre boyun eğmemekte kısa sürer inşallah. TV programlarında eskiye dönüş hazırlıkları başlamış gibi görünüyor. Bir zamanların efsane programları hortlayacak gibi. Yeniden BBG evlerinin yeni versiyonları her an karşımıza çıkabilir. Ardından farklı isimlerde farklı kanallarda karşılaşabiliriz bu yapımlara. Zaten TV' de popüler olan bir program hemen rakiplerde de gösterilir. Öyle ki reyting kaybı olmasın! TV kanallarını artık suçlamaktan ve cevapsızlıktan herkes sıkıldı. Bunun tek sebebi ise halkın talep kar davranmaması çabuk tüketilen, eğlence veren gibi görünen programları izlemek istemesidir. Bu programlar yeni yetişen neslin adetlerinde, kültür öğelerinde, normlara olan bakışında önemli gedikler açabilir. Halkın ne izlemek istediğini, taleplerini belirtmesi şart. Biz şunu görmek istemiyoruz deyip daha sonra o programı hiç kaçırmadan izlemek kime ihanettir acaba? Popüler köleliğe boyun eğmek istemiyorsak sosyal yaşantımıza dönüp bir bakmamız gerek. Acaba sürüye katılıp hangi zamanlarda ne yapıyoruz, acaba istemediğimiz bir şeyi sadece toplum içinde mi istemiyor görünüyoruz? İnsanın nasıl bir insan olduğu başka deyişle insanın medeniyeti yalnız başına kaldığında yaptıklarıyla ölçülür. Bu yüzden bir bakalım yalnızken de mi modern popüler köleyiz yoksa kültürüne bağlı çabuk tükenmeyen bir neslin devam ettiricisiziyiz.  Hadi bir bakalım...

Bugün Söyleyemediğin Yarın Feryadın Olur.!!!

İnsanlar yapıları gereği düşüncelerini söylemek için çoğu zaman uygun zamanı beklerler.Bazen de karsısındakini kırmamak yada başka sebeplerden dolayı söylemek istediklerini söylemez/söyleyemezler.Öyle ki çoğu insan keşke o zaman söyleseydim de olay buraya gelmeseydi yada böyle sonuçlanmasaydı der.

İnsan ilişkileri o kadar karmaşık olur ki bazen en çetrefilli fizik,matematik sorusu onun yanında dört işlem kadar basitleşir.Acaba neden insan gerektiğinde gerekli şeyleri söylemekten kaçınır ? İlk akla gelen dediğim gibi karşısındakini kırmamak olabilir yada işin içinde kendi çıkarları olabilir.Bu ihtimalleri uzatıp sayfalarca neden çıkarabiliriz.Ancak bu durumlarda dikkatinizi çekeceğim nokta pişmanlık safhasıdır.Hani bazı sloganlar vardır yarın keşke dememek için bugün şunu şunu yapın diye yönlendirir insanı.Neden insan sonradan tahmin edebileceği şeyleri yapar yada yapmamazlık davranışında bulunur.Çünkü insan hiçbir zaman elindekini kaybetmek istemez.Yapılan bir deneyde elinde piyango bileti bulunan bir gruba verdikleri paraların karsılığı verilerek ellerinden biletler istenmistir.Daha sonucu açıklanmamış olan piyango biletini veren insan sayısı çok azdır.Çünkü hiçbiri daha sonra pişman olacağı bir şeyi yapmak istememiştir.İnsan sahip olduğu bir şeyi kaybetmekten çok korkar aynı ölümden korktuğu gibi.[Ölüm aklına gelmeyen insanlar korkmayabilir çünkü neyi kaybedeceğini daha anlamamıştır] Bu örnekten de anlaşılacağı üzere insanın kendini,çıkarlarını her zaman gözettiği aşikardır.Hangi insan bir menfaat düşünmeden bir işe kalkışmıştır.Şapkaları çıkarıp önümüze koyalım lütfen ! Diyelim ki böyle insanlar var olabilir ama tuhaf olan nokta şu ki o insanların ne kadar samimi olduğu konusunda bir fikir beyan edemeyiz sadece iyi niyetimizden dolayı iyi düşüncelere sahip oluruz. Konunun sonu buradan bakınca hemen belli oldu değil mi ? İnsanoğlu işte.. Doğrusunda bile bir yalan olabilir.[Bundan münezzeh olanlar vardır ancak söylemlerim geneledir] Belki böyle bir sonuç olabilir. Ancak insanın bu sonuca ulaşmasının nedenlerinin ne olduğuna bakmamız da gerekiyor galiba.Evet yazının başından beri dediğim gibi insan çözüldü zannedilen bitmek bilmeyen ,kendini hep yenileyen sonunda yine yeni bir paradoksa bağlanan varlıktır.Bunun en büyük nedeni insanın sosyal hayatıdır ve sosyal hayatının gerektirdiği rollerdir.Ekonomik,siyasi,dini,kültürel nedenler insanın sosyalizasyonundaki en önemli öğelerdendir. Bu öğeler insanı dönüp dolaşıp bir sürünün parçası yapar.O sürü bazen illegal yolları benimsemiş olur bazen ise legal.Her insan farklıdır ancak sosyal ilişkilerde tepkileri çoğu zaman aynıdır.Çoğu zaman diyorum çünkü sosyal bilimlerde her zaman bir hata payı vardır 2+2=4 gibi değildir.Çünkü ele alınan özne insandır ve insanın sosyal ilişkileri malumdur.

İnsanların sosyal hayatta verdiği aynı tepkilerden en önemlisi bugün söylemediğinin yarın feryadı olmasıdır .Aslında çözüm basittir ve cümle tersten işleme konursa yani yarın feryat etmek istemiyorsan bugün söyleyeceğini söyledir.Ancak sosyal hayatı şekillendiren normlar buna pek doğaldır ki bazen izin vermemektedir.Bu yüzden çoğu insan yarınında feryat etmiştir.Sonuç olarak dönüp dolaşacağım yer gördüğünüz gibi yolun başıdır ve elden gelecek bir şey yoktur.Her hangi bir reçete veya formül bunun ilacı olmayacaktır.Yapılacak tek şey;  olmaması için temenniler ve bazı önerilerde bulunmaktır.Ancak yine biliyoruz ki çoğu insan öneriyi değil kendi kendine tecrübe etme yolunu seçecektir.Bu konuda söylenmiş çok güzel bir sözle yazımı sonlandırıyorum.
"Tecrübeyi tecrübe etmek ahmaklıktır"...

Ahmet Okyay


Oyla (29)

Okuyucu yorumları (0)

Gönderilen yeni yorum yok

Yorumunuzu ekleyin



mXcomment 1.0.9 © 2007-2010 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved

Hakan Yaman Anısına-Kelimenü

Döngesi Bozulmak
Kendi etrafında hızla ve uzun süre dönen kişinin dengesinin bozulması, midesinin bulanması,...


Hakan Yaman Kimdir?

Türkiye Uğur Böcekleri Projesi

Yaklaşan Etkinlikler

Etkinlik yok
©2009 İZGÖREN.com
Bu web sitesi Aslihan İnternet Hizmetleri tarafından hazırlanmıştır.